TÜRKMENİN

 Ceyhun bile bahr-ı Hazar arası,

Çöl üstünden eser yeli Türkmenin;

Gül goncası, kara gözüm karası,

Kara dağdan iner seli Türkmenin.

 

Hak sılamış bardır onun sayesi,

Çırpınşar çölünde neri, mayası,

Renk-be-renk gül açar yeşil yaylası,

Gark bolmuş reyhana çölü Türkmenin.

 

Al yeşil bürünüp çıkar perisi,

Kükreyip berk urur anberin isi,

Beğ, töre, aksakal yurdun eyesi,

Küren tutar güzel ili Türkmenin.

 

Ol merdin oğludur, merttir pederi,

Köroğlu kardaşı, sarhoştur seri,

Dağda, düzde kovsa, sayyatlar diri,

Alabilmez, yolbars oğlu Türkmenin.

 

Gönüller, yürekler bir bolup başlar,

Tartsa yığın, erer topraklar, taşlar,

Bir sofrada tayyar kılınsa aşlar,

Göterilir ol ikbali Türkmenin.

 

Gönül havalanır ata çıkanda,

Dağlar la le dönerkıya bakanda,

Bal getirir, çoşup derya akanda,

Bent tutturmaz, gelse seli Türkmenin.

 

Gafil kalmaz, döğüş günü har bolmaz,

Kargışa, nazara giriftar bolmaz,

Bülbülden ayrılıp, solup, saralmaz,

Dayim anber saçar gülü Türkmenin.

 

Tireler kardaştır, urug yarıdır,

İkballer ters gelmez Hakkın nurudur,

Mertler ata çıksa, savaş sarıdır,

Yav üstüne yörer yolu Türkmenin.

 

Sarhoş bolup çıkar, ciğer dağlanmaz,

Taşları sındırır, yolu bağlanmaz,

Gözüm gayra düşmez, gönül eğlenmez,

Mahtumkulu sözler dili Türkmenin.

 

Mahtumkulu

 

 KALMIŞIM

 Cahilliğin cuşı çıktı başımdan,

Ben ol cuştan hali bolup kalmışım.

Bir gama ulaştım gittim huşumdan,

Bu dert ile dolu bolup kalmışım.

 

Başım yüz heveste gönlüm coşkunda,

Girdaba düşmüşüm deli taşkında,

Necd dağında gezen Mecnun aşkında,

Yanar odlu Leyla bolup kalmışım.

 

Yiğitlik faslını kışa yetirdim,

Kamillik kiştisin derya batırdım.

Büyük fikre kaldım aklım yitirdim,

Diri iken, ölü bolup kalmışım.

 

Bu dünyayı göçüp baran göç bildim,

İşini bet andım, özün puç bildim,

Önün oyun gördüm, sonun hiç bildim

El içinde deli bolup kalmışım.

 

Mahtumkulu faş eylegil sözünü,

Felek muştı hak etmeyen gözünü,

Bu vakte dek yaş bilirdin özünü,

İmdi gör, bak, ulu bolup kalmışım.

 

Mahtumkulu

 

YAR GEREKTİR

 

“Benim” diyen koç yiğide

Bir münasip yar gerektir.

Arap at, yavlı yiğide,

Almaz Zülfikar gerektir.

 

Yiğit oldur, yurt üstünde,

Canın berse din üstünde,

Koç yiğitler il üstünde,

Namus bilen ar gerektir.

 

Beş gün gönül hoş etmeğe,

Sofra yayıp, nan dökmeğe,

Abray alıp, ad etmeğe,

Kollarında bar gerektir.

 

Mekke baran bolur hacı,

Ayrılık ölümden acı,

Koç yiğide din kılıcı,

Aşığa didar gerektir.

 

Artar felek ah u zarın,

Alır elden ihtiyarın,

Mahtumkulu, sever yarin,

Siyah zülfü tar gerektir.

 

Mahtumkulu

 

 Vatanım Galdı

 

Agalar, arzımnı beyan eylesem,

Durun, mehin atlı vatanım galdı;

Gat – gat düşek düşep üçek üstüne,

Mest olup, ağdarlıp yatanım galdı.

 

Bir şahını alamana (çağların),

Lap eylesem, on kişini eğlerin,

Gızılbaşın yurt soran beglarin

Eltip Harazminde satanım galdı.

 

Gökdepe, Bahre il, Ürgençdir yurdum,

Bamıdır lennerim, arslanım – şirim,

Hoca Alemberdar – bir gözli pirim,

Gum Yassanıp anda yatanım galdı.

 

Aç gurt idim, alcak yerim düşlardim,

Yabı minip, has bedevler uşlardım,

Durunda yazlayıp, Mehin gışlardım,

On gice – gün toylar tutanım galdi.

 

Magrubi diyr, gül ayrılsa zaglardan,

Sovuk suli, ter çemenli bağlardan,

Altmış başlı, ala garlı dağlardan

At minip, üstünden ötenim galdı.

 

Magrubi

 

YATMAGIN

 

Gövnüm, sana bir nesihat bereyin,

Gapıl, gaflat içinde sen yatmagın;

Bir kişi ”gel” diyip, innek etmeyin,

Öz gövnünden gubar bağlap gitmegin.

Tanirmın gövheri – bir zerre daşdır,

Tanalmadık yerde bahası başdir,

Aklı bolan biler, bu dünya hiçdir,

Tanalmagan yerde gadrın satmagın.

 

Bihuda gezmegin, uçrarsın derde,

Rızkın bolsa, Allah yetir her yerde,

“Aç” diyip gaygırma, doğrı bar merde,

Zınhar muhannese yüzün tutmagın.

 

Magrubi, sen guvanmagın malına,

Magşar güni seredenler halına,

Eden işin bir – bir geler alnına,

Halal malın haramına gatmagın.

 

Magrubi

 

SÖZÜM BAR SANA

 

Gara gözli, galam gaşlı perizat,

Aydabilmen, birce sözüm bar sana;

Işkında köyüp men dat bilen bidat,

İki çeşmim bir görmege zar sana!

 

Şikeste men, zülplerine baglama,

Hancar alıp, yürek – bağrım dağlama,

Mihmanın men işiğinden kovalama,

Gerek delmi namıs bilen ar sana?

 

Dal gerdenden tılla heykel dakmasan,

Humay gözün süzüp, gaşın kakmasan,

Yüz – mün suhan diysem, beri bakmasan,

Nenen edip yaranayin yar sana!

 

Kemine diyr, senden istegim vepa,

Vepa istep geldim, sen berdin cepa,

Işkında hastayam, sen bergil şıpa,

Şıpa istlep geldim, men bimar sana!

 

Kemine

 

 ÇIKIP GİDELİN

 

İl birlik etmedi bize, yiğitler,

Gelin, bu vatandan çıkıp gidelin!

Duşmanın yalına övrenen itler

Gitmese, boynuna kakıp gidelin!

 

Sındırmanlar goçakların badını,

Yitirdiniz Ersarinin adını,

İndi mövlam berse ilin dadını,

“Lahovla – billahi” okip gidelin!

 

Beğlerin yüzüne gara çekildi,

Onun üçin abıray yere döküldi,

Üstümüze emir tuği dikildi,

Goldan gelse, onı yıkıp gidelin!

 

Gün – günden halımız bolandır harap,

Bir niçe humsanın ağzına garap,

Seydi diyer, haram boldı bu Lebap,

Bir yana sil kimin akıp gidelin!

 

Seydi

Haberler

E-posta Bülteni